Bu üçgen temayı daha yumuşak ve doğal akıtır; içgörü, şefkat, yaratıcılık ve kabul daha kolay gelebilir. Yine de uyum, her şeyi yalnız iç deneyimde bırakmak anlamına gelmez. Akış değerli olurken ona dil, ritim, eylem, sınır ve somut bir yarar verildiğinde gerçekten taşıyıcı hale gelir.
Neptün burada inanç, düş, sanat, sezgi, merhamet, rüya ve görünmeyene duyulan özlemi öne çıkarır. Eski ideallerin hangisinin ruhu gerçekten beslediği, hangisinin yalnız yorgunluğu uyuttuğu daha açık görünür. Başkasının inancı, grup dili ya da güzel vaatler kendi sessiz deneyiminin yerine geçmemelidir; ruhsallık gerçek yaşamı, bedeni, ilişkileri ve sorumluluğu iptal ettiğinde sis artar. Yaratıcılık, dua, müzik, su, meditasyon ve dinlenme destekleyici olabilir; ama hepsi biçim, ritim ve dürüst sınır ister.

