Jüpiter ve Satürn karesi genişleme isteği ile sınır korkusu arasında iç gerilim yaratır. Jüpiter yetenek, büyüme, fırsatlar, eğitim, statü ve başarıya inançtan söz eder. Satürn disiplin, emek, süreler, sorumluluk, hatalar ve sınırlar alanıdır. Karede bu ilkeler birbirleriyle tartışıyor gibidir: kişi ya kendini abartır ve taşıyabileceğinden fazlasını vaat eder ya da yeteneklerini sert biçimde küçümseyip fazla küçük bir hayat seçer.
Jüpiter daha güçlü görünürse, kişi şansa, karizmaya, yetenek parıltılarına, bağlantılara ya da gür fikirlere güvenebilir; ama sıkıcı hazırlıktan kaçınabilir. O zaman gerçeklikle karşılaşma acı verir: yalnızca iyimserliğin yetmediği, bilginin yüzeysel olduğu, sistemin kurulmadığı, vaatlerin tutulmadığı anlaşılır. Satürn daha güçlüyse insan yıllarca duvara başıyla vurabilir; dolambaçlı yolları, desteği, eğitimi, yararlı temasları ve daha geniş seçenekleri fark etmeyebilir. İki durumda da sorun potansiyel yokluğu değil, inanç ile emeğin yanlış oranıdır.


