Güneş Mars'la kavuştuğunda kişisel irade ve eylem birbirinden ayrı durmaz. Kişi yalnızca istemez, hemen hareket arar. Yalnızca kendini hissetmez; kendini davranışla, dirençle, zaferle, riskle, fiziksel çabayla sınar. Haritada bu bir iç motor gibi görünür: hedef ateşliyorsa beden, ses, mizaç ve karar neredeyse aynı anda devreye girer. Bu enerji nadiren nötrdür. Ya kişiyi ileri taşır ya da çıkış bulamazsa onu içeriden aşırı ısıtmaya başlar.
Kavuşumun ana özelliği "istiyorum" ile "yapıyorum" arasında mesafe olmamasıdır. Bu cesaret, inisiyatif ve başkaları hâlâ konuşurken harekete geçme becerisi verir. Kişi hızlıca liderliği alabilir, rekabete girebilir, kendine ait olanı savunabilir, projeler başlatabilir, yüksek yükü kaldırabilir. Ama Güneş ve Mars'ın bu kaynaşması, olgunlaşmamış ifadede aspekti tehlikeli kılar: dürtü hakikat gibi, kızgınlık hak gibi, çevrenin direnci kişisel meydan okuma gibi görünür. Önce sözle ya da eylemle vurabilir, sonra aslında savaş değil tanınma istediğini anlayabilir.


